Avrupa’da enerji bunalımı endişeleri tekrar gündeme geldi. Doğalgaz fiyatları çarşamba günü megavatsaat başına 100 avro barajını aşarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Reuters’ın aktardığına göre, Avrupa doğalgaz piyasasının ana göstergesi olan Hollanda merkezli TTF vadeli işlem sözleşmeleri, dün öğle saatlerinde 100 avro seviyesine yükseldi. Önceki işlem gününe kıyasla yaklaşık yüzde 4 artan fiyatlar, AFP’nin verilerine göre 100,30 avroya kadar çıktı.
Fiyatlardaki artışın nedenleri arasında, İran ile yaşanan savaşın Ortadoğu’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatlarını etkilemesi ve Avrupa’nın kış aylarına geçmiş yıllara nazaran daha düşük stoklarla girmesi yer alıyor.
Reuters’a göre Avrupa’daki doğalgaz fiyatları, çatışmalar başlamadan önceki seviyelerin yaklaşık üç katına çıkmış durumda.
Avrupa Birliği Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Ajansı’nın (ACER) 27 Ekim’de yayımladığı veriler ise Avrupa’nın kış öncesinde enerji arzında zorlu bir tabloyla karşı karşıya olduğunu gösterdi.
Verilere göre, AB ülkelerindeki yer altı doğalgaz depolarının doluluk oranı 21 Ekim itibarıyla yaklaşık yüzde 75 seviyesinde kalmıştı. Bu oran, yılın aynı dönemine ilişkin tarihsel ortalamaların altında bulunuyor.
Avrupa, 2025-2026 kışını depolarında yalnızca yüzde 28 doluluk oranıyla tamamlamıştı. Bir önceki yılın aynı döneminde bu oran yüzde 34 düzeyindeydi.
Yaz döneminde stokların yeterince hızlı bir şekilde doldurulamaması ve LNG ithalatındaki aksaklıklar, Avrupa’nın ısınma sezonuna sınırlı rezervlerle girmesine sebep oldu.
ACER’in hesaplamalarına göre 2026 yılında doğalgaz depolarını yeniden doldurmanın tahmini maliyeti 27 milyar avroya kadar çıkabilir. Depolara aktarılacak gazın ortalama fiyatı ise son on yılın en yüksek ikinci seviyesine ulaştı.
Uzmanlara göre mevcut durum, Avrupa’nın kısa vadede kesin bir doğalgaz sıkıntısı yaşayacağı anlamına gelmiyor. Fakat sert geçen bir kış veya yeni bir tedarik kesintisi enerji piyasasında ciddi sorunlara yol açabilir.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN KAYNAKLANAN KRİZ FİYATLARI ARTIRIYOR
Doğalgaz fiyatlarındaki artışın başlıca sebeplerinden biri de İran’daki savaşın küresel LNG ticaretini etkilemesi olarak öne çıkıyor.
Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğalgaz ihracatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olarak dikkat çekiyor.
Savaş öncesinde küresel LNG arzının yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan sağlanıyordu.
Lakin bölgedeki deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar ve enerji tesislerinde oluşan hasarlar uluslararası piyasalardaki LNG miktarını azalttı.
Bunlar sonucunda Avrupa ve Asya ülkeleri arasında mevcut LNG sevkiyatlarını güvence altına almak için rekabet arttı.
Tedarikte yaşanan sorunlar nedeniyle alıcılar alternatif kaynaklara yönelirken fiyatlar da bölgedeki her yeni askeri gelişmeye karşı daha duyarlı hale geldi.
KATAR’DAN İTALYA’YA DOĞALGAZ SEVKİYATI ENGELLENİYOR
Enerji piyasasındaki sıkıntılara dair en dikkat çekici örneklerden biri Katar’ın LNG teslimatlarında yaşanan kesintiler oldu.
Katar’ın devlet enerji şirketi QatarEnergy, İtalyan enerji şirketi Edison’a ve Güney Asya’daki bazı müşterilerine yönelik LNG teslimatlarının askıya alınma süresini aralık ayının sonuna kadar uzattığını bildirdi.
Reuters’a göre bu karar, İtalya’ya gönderilmesi planlanan üç ek LNG sevkiyatını da etkiliyor.
Edison’un Katar ile yıllık 6,4 milyar metreküplük uzun vadeli doğalgaz tedarik anlaşması bulunuyor. Bu miktar, İtalya’nın yıllık doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.
Sevkiyatlardaki aksamalar Avrupa’nın alternatif doğalgaz kaynaklarına duyduğu ihtiyacı daha da artırıyor.
AVRUPA’NIN ABD DOĞALGAZINA BAĞIMLILIĞI ARTIYOR
Rusya’dan yapılan enerji ithalatını azaltmaya çalışan Avrupa Birliği, son yıllarda ABD’den gerçekleştirilen LNG alımlarına giderek daha fazla bağımlı hale geldi.
ACER’in verilerine göre ABD kaynaklı LNG, AB’nin toplam doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Rus gazının payı ise yaklaşık yüzde 11 civarında bulunuyor.
Ayrıca yaz aylarında Katar’dan AB’ye kayda değer miktarda LNG sevkiyatı yapılamadı. Birliğin toplam LNG ithalatında ise yüzde 14’lük bir azalma görüldü.
Lakin Avrupa’nın ABD ve diğer tedarikçilerden daha fazla gaz satın alması sorunun kısa sürede çözüleceği anlamına gelmiyor. Küresel LNG piyasasında sevkiyatlar en yüksek teklifi veren alıcılara yönlendirilebiliyor; dolayısıyla Avrupa ülkeleri Asyalı alıcılarla rekabet etmek zorunda kalıyorlar.
Uzmanlar fiziksel bir doğalgaz kıtlığı yaşanmasa bile küresel arzın sınırlı kalmasının fiyatları uzun süre yüksek tutabileceğini vurguluyorlar.
ABD’NİN İRAN’A YENİ SALDIRILAR DÜZENLEYEBİLECEĞİ İDDİASI
Enerji piyasalarındaki belirsizliği artıran bir başka gelişme ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırılar düzenleyebileceğine dair haberler oldu.
Wall Street Journal’ın 28 Ekim tarihli haberi doğrultusunda Washington yönetimi Körfez’deki Arap ülkelerini, 3 Kasım’da yapılacak ABD ara seçimlerinin ardından İran’a karşı kısa süreli ama yoğun bir askeri harekât düzenleme ihtimaline hazırlanmaları konusunda uyardığı bildirildi.
Söz konusu haberde ABD Başkanı Donald Trump’ın henüz kesin karar vermediği ancak İran’ın altyapısına ve nükleer tesislerine yönelik saldırı seçeneklerinin değerlendirildiği iddia edildi.
ABC News de iki İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde ABD ve İsrail’in İran’a karşı ortak askeri operasyonları yeniden başlatma olasılığı üzerinde çalıştığını belirtti.
Beyaz Saray daha önce ABD’nin ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklamış olsa da seçim sonrası olasılıkları dışlamamıştı.
Bununla birlikte olası bir çatışmanın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarını daha da olumsuz etkileyebileceğinden endişe ediliyor.